Kutsal Metinler

KUTSAL KİTAPLAR

TEVRAT- İNCİL- KURAN

Eski Ahit’in ilk kitabı Yaratılıştaki Tufan hikayesi şöyle başlar: “Ve Elohim’in oğulları insanın kız çocuklarını eş olarak aldılar ve onlara çocuklar verdiler. O zamanlar dünyada devler yaşıyordu.” İncil bu ilahi varlıklara, gökyüzünden dünyaya inen anlamına gelen Nefilim adını vermiştir; bunların insan ırkını yarattıklarına inanılır.

“Çıkış” bölümünde ise Peygamber Musa’nın İsrail oğullarını Mısır’dan çıkararak Sina Dağı ve Vaadedilen Topraklara götürüş hikayesi şöyle anlatılır: “…Tanrı onlara yolu göstermek için bir bulut içinde gündüzden yola çıktı; hem gece hem gündüz yolculuk edebilmeleri için gece de ateş şeklini alıp onlara ışık veriyordu.” Araştırmacılar Brinsley ve Poer Trench bu ifadeleri muhteşem bir uçan daire tasviri olarak yorumlamaktadır.

Yine İncil’de M.Ö. 900’lerde yaşamış olan İlyas Peygamberin oğluyla birlikte Ürdün Nehri’ni geçişi anlatılır: “Onlar konuşarak giderlerken oldu; birdenbire ateşten bir araba ve ateşten atlar belirdi ve onları ikiye ayırdı. Ve bir kasırga İlyas’ı göklerdeki cennete çıkardı.” Bu bize göre çok net bir uçan daireye alınma hikayesidir.

Eyüp ve Davud Peygamberin kutsal kayıtlarında yer alan Tanrı tanımları ise şöyledir: “O bir ateştir!…Ve Tanrı parladı. Önünde ateş var ve çevresi kasırgalı. Tanrımız geliyor!” İncil’de yer alan diğer bir UFO tanımı ise şöyledir: “Ve baktım. Şimalden durmadan ışık saçan büyük bir bulut geliyordu; çevresinde pırıltı ve ortasında sanki ateş ortasında ışıldayan maden.”

Mistik Yahudi öğretisi Kabala’ da da göksel yolculuklar ve gökyüzünden gelen üstün varlıklardan bahsedilmektedir. Chaeroneia’lı Plutark tarafından kaleme alınan “Aridaeus’un Vizyonu”nda bir gemiye yapılmış uzay yolculuğundan açıkça bahsedilir.

İncil’in saklanan bölümlerinden biri olan İdris’in Kitabı’nda da uzayda yolculukla ilgili anlatımlar bulunmaktadır. İdris Peygamber, dünyadaki hizmeti bittikten sonra ateşten bir arabaya bindiler ve çok yükseklere çıkarılır: “ Ve beni yıldızların yöneticilerinin önüne çıkardılar…bunların koydukları kanunlar yıldızların gelişiminin öğretimini içeriyordu.” 72. – 82. bölümlerde güneş ve ayın yörüngeleri, yıldızlar ve gökyüzünün işlevleri hakkında şaşırtıcı derecede doğru ayrıntılar verilmektedir.

Kuran’da ise Allah’ın İbrahim Peygambere Burak isimli özel bir hava taşıtı tahsis ettiği yazar: “Allah, Muhammed’in Burak’ını o zamanlar İbrahim peygambere de vermişti. İbrahim Peygamber Burak’a biner ve bulunduğu yerden 35 günlük mesafedeki Mekke’ye bir gecede giderdi.” (96:1/166). Muhammed, Burak’tan şöyle bahseder: “Burak güneş gibi bir ışıkla parlıyordu. İki yanında iki kanadı vardı, dileyince havada kanatları ile uçup gidiyordu; bir rüzgar gibiydi.” Diğer bir ayette Muhammed, Burak ile Mekke’den Kudüs’e gelişinden ve dünya dışı bir seyahatten söz eder: “Ta Kudüs’e geldik. Orada gökten meleklerin indiğini gördüm. Beni karşıladılar! Ansızın bir merdiven gördüm. Bir ucu bir büyük taşta idi, bir ucu da gökyüzüne uzanıyordu. İki tarafında direkleri ve ortasında basamakları vardı. O merdiven meleklerin yolu idi.” Muhammed’in Tanrının bulunduğu arşa çıkarken gördükleri ise oldukça anlamlıdır: “Sonra İsrafil ile birlikte büyük ve karanlık bir denize vardık. İçerisinde sayılamayacak kadar çok melek vardı. Bunlar hiç hareket etmeden bekliyorlardı. ‘Ey İsrafil, bu deniz ve melekler kim’, diye sordum. Bana Cebrail cevap verdi: ‘Onlar yer ve gök mahlukatının çoğunu oluşturan meleklerdir’…Birbirinden ayrı bu meleklerin genişliği 70.000 senelik mesafedeydi.” Buradaki deniz tabirinin uzay için kullanıldığı, meleklerin ise yıldızlar olduğu

Günümüzde İdris Peygamberin kitabı olarak tanınan yazılı belgelerin bir bölümünde ise şu ifadeler yer almaktadır: “Sonra dünyanın sınırına götürüldüm ve orada harikalar gördüm…Ve beni ta göklere kaldırdılar. Ateş gibi sımsıcak ve buz gibi soğuktu. Işık saçan cisimlerin yerlerini gördüm. Ve büyük bir karanlığa vardım. Derin bir uçurum gibiydi.” İdris Peygamber burada açıkça atmosferin katmanlarından, yıldızlardan ve uzaydan bahsetmektedir.

KUR’ANDAN AYETLER:

• “Gökleri, yeryüzünü ve bunlar içinde üretip yaydığı canlıları yaratması da Onun varlığının ve yüceliğinin delillerindendir.” (Şûra Suresi, 42/29)

“Göklerde ve yeryüzünde olan canlılar ve melekler, onlar hepsi de büyüklük göstermeden Allah’a secde ederler.” (Nahl Suresi, 16/49)

“Göklerde ve yeryüzünde kimler varsa hepsi Ona aittir.” (Enbiya Suresi, 21/19)


“ Görmedin mi ; göklerde olan herkes ve her şey ve yeryüzünde bulunan herkes ve her şey ; güneş, ay, yıldızlar , dağlar, bitkiler , hayvanlar ve pek çok insan gerçekten Allah’a secde ediyorlar . İnsanlardan çoğu da vardır ki onlara azap hak olmuştur ..” ( Hacc, 22/18 )

“Göklerde ve yeryüzünde bulunanlarla, kanatlarını açıp çırparak uçan kuşların hep Allah’ı tesbih ettiklerini görmez misin? Onların hepsi kendi dua ve tesbihini bilmektedir. Allah da hepsinin yaptıklarını bilir.”” ( Nur, 24/41 )

“ Göklerde ve yeryüzünde kimler varsa hepsi Ona aittir. Onun yanında bulunanlar ise Ona ibadetten büyüklük taslayıp geri durmazlar ve yorulmazlar da.” ( Enbiya ,21/19 )

“ Göklerde ve yeryüzünde kimler varsa onlar da gölgeleri de sabah, akşam ister istemez Allah’a secde ederler” ( Ra’d, 13/15 )

“ Sura üfürüleceği gün, Allah’ın diledikleri müstesna , göklerde kimler var , yer yüzünde kimler varsa dehşetle korkarlar ve hepsi de boynu bükük ve zelil olarak Ona gelirler” ( Neml ,27/87 )

“ Göklerde ve yeryüzünde kimler varsa hepsi Ondan ister . O ( Allah ) her gün ( her an ) bir yaratma işindedir” ( Rahman, 55/29 )

Göklerde ve yeryüzünde olan canlılar ve melekler , onlar hepsi de büyüklük göstermeden Allah’a secde ederler” ( Nahl, 16/49 )

“ Gökleri, yeryüzünü ve bunlar içine üretip yaydığı canlıları yaratması da Onun ( varlığının ve yüceliğinin ) delillerindendir. O , dilediği zaman bunların hepsini bir araya toplamaya da güç yetirir.” ( Şura, 42/29 )

“Allah yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratmış olandır. Onun emri bütün bunlar arasında durmadan iner durur. Allah’ın bunları yaratıp emirler indirmesi Onun gerçekten her şeye gücü yettiğini ve bilgisiyle her şeyi kuşatmış olduğunu, bilmeniz içindir.” ( Talak, 65/12 )

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Popüler

Quis autem vel eum iure reprehenderit qui in ea voluptate velit esse quam nihil molestiae consequatur, vel illum qui dolorem?

Temporibus autem quibusdam et aut officiis debitis aut rerum necessitatibus saepe eveniet.

SiriusUFO | © 2017

To Top