İnsan Kaçırılması

KAÇIRILMA DOSYASI – İNSAN KAÇIRILMALARI – UZMANLAR

BUDD HOPKINS

Budd Hopkins, ressam ve bir çok eseri Whitney, Guggenheim, Hirshhorn, Modern Art, Carnegie-Mellon, Brooklyn Müzeleri ve diğer pek çok müzenin sürekli koleksiyonu içinde bulunan başarılı bir heykeltraştır.

O, Guggenheim ve Sanat için Ulusal Bağış Vakıflarının her ikisi tarafından da dernek ödülü ile ödüllendirilmiştir. Hopkins’in UFO’lara olan kişisel ilgisi 1964 yılında, araştırmacı olarak aktif profesyonel ilgisi ise 1975 yılında, eski bir arkadaşının teşvikiyle başlamıştır. Daha önce, uzaylılar tarafından kaçırılma iddialarına odaklanmaya karar verdi.

Hopkins’in 1981 yılında yayımladığı ‘Kayıp Zaman’ adlı eseri onun dönüm noktası olmuştur ve kendisini uzaylı kaçırmaları konusunda dünyanın önde gelen otoritelerinden biri olarak kabul ettirmiştir.

İkinci kitabı ‘Davetsiz Misafirler: Copley Korusuna İnanılmaz Ziyaretler’, 1987’de yayımlanmıştır. Bu eserdeki, uzaylı kaçırmalarından, dünyadaki yarı insan yarı uzaylı varlıkların sorumlu olduğuna dair iddia tüm dünyada büyük bir duyarlılığa neden olmuştur.

Budd Hopkins, ‘Tüm UFO fenomeninin Merkezi odağı, insanoğlunun fiziksel, genetik ve üreme organları üzerinde özel bir dikkatle yapılan laboratuvar çalışmalarıdır.” der. Onun görüştüğü uzaylılarca kaçırılmış kişiler, gizemli bir şekilde başlayıp muammalı bir biçimde sona eren gebeliklerin akabinde, UFOlara alınıp oradaki yarı insan yarı varlık melezlerle etkileşim içinde bulunduklarından bahsettiler.

Hopkins, kitabında, kaçırılma fenomenleri tartışmasından sonra ortaya çıkarılan bir çok fikri tanıtıyor. Bunlar;

1. Kaçırılmalar rastgele oluşan olaylar değildir.
2. Kaçırılan kişinin yaşamı, çocukluğundan itibaren periodik olarak olan olaylarla gelişir.
3. Kaçıranlar, deneklerini bazı fiziksel prosedürlere tabii tutarlar. (Vücutlarına küçük bir aygıt yerleştirme, ya da yerini değiştirme gibi)
4. Kaçıranlar genelde tipik gri tenli, küçük, insana benzer varlıklardır, tutsaklarına kayıtsız davranırlar.
5. Kaçırmanın amacı, varlıkların insan genetiğine duyduğu ilgiden kaynaklanıyor olabilir.
6. Amerika’da açığa çıkarılamayan kaçırılma olayları milyonlara varan sayılarda olabilir.

 

Dr. DAVID M. JACOBS

Budd Hopkins’in arkadaşı ve meslektaşı olan Temple Üniversitesi Profesörlerinden David M. Jacobs, kaçırılanlar üzerindeki kendi hipnotik araştırmalarından, kaçırılma olayının UFO fenomeninin sadece bir parçası değil bilakis özü olduğuna dair radikal bir hipotez geliştirmiştir. Onun görüşüne göre, kaçırılan kişilerin büyük bir bölümü gizlenmekte, onları kaçıran varlıklar da yaptıkları bir çok kaçırma olayını saklamakta ve bu olayları görünmez bir şekilde gerçekleştirmektedirler. Jacobs, kaçırılma tanıklarının sayısının az olmasının nedenini böyle açıklamaktadır. Jacobs, bu ifadesiyle varlıkların görevinin, yarı insan yarı varlık olan ve gelecekte, insanlarla bir arada yaşayacak ya da onların yerine geçecek bir ırk yaratma amacıyla sarf edilen bir efor olduğunu savunmaktadır.

1991 yılında Jacobs ve Hopkins, uzaylılar tarafından kaçırılan kaç Amerikalı olduğunu tespit etmek için Roper Organizasyonu idaresinde bir inceleme finanse etmiştir. İki araştırmacı, kaçırılanların bilinç altı hafızalarını açığa vurmak için 5 anahtar soru planlamış ve bu sorular 5,947 Amerikalı üzerinde denenmiştir. Sonuçlar, ertesi yıl yayımlanmış ve tam 3 milyon 700 bin yetişkin Amerikalı’nın kaçırılma olayını yaşamış olabileceğini göstermiştir.

 

JOHN MACK

Psikolog ve Harvard Tıp Okulu’nun psikiyatri Profesörü Dr. Mack, Psikoloji ve Sosyal Değişiklik Merkezi’nin kurucusudur. Ayrıca, aralarında Pulitzer ödüllü ‘Arabistanlı Lowrence’ adlı yapıtın da bulunduğu, ‘Prince of Our Disorder’, ‘Pasaport to the Cosmos’ gibi 10 değerli eserin yazarıdır.

John Mack 1993 yılında, uzaylılar diye tabir edilen varlıklarla karşılaştığını kaydeden ‘deneyimciler’ üzerinde araştırma yapmak üzere PEER’i (Dünyadışı Varlıklarla Deneyimi Araştırma Programı) kurmuştur.

Mack, Psikiyatristlik kariyeri boyunca “biz insanlar, kendi hayatlarımızı, dünyayla ve onun çeşitli canlılarına ve evrenle nasıl ilişkilendiririz ” sorusunu araştırmıştır. O, bu soruyu, geçmiş klinik çalışmaları olan, rüyalar, kabuslar, ergenlik bunalımı gibi biografik araştırmalarından yola çıkarak kişisel olarak yanıtlar. Daha sonra, ortak deneyimlerin kökenlerin araştırıp bulmak için derin psikoloji anlayışlarını kullanır- Soğuk savaş, global ekolojik krizler, ulusal ve bölgesel çatışmalar- insan kimliği anlayışımızı bildirir. Bu uğraşlar Dr. Mack’i Psikolojinin 30 yıldır mistik deneyimleri araştıran bölümü transkişilik psikolojiye getirmiştir: ‘Trans’ ya da ötesindeki deneyimleri kendi normal kişiliğimizdir. Onun bu alandaki çalışmaları Dr. Mack’e, batılı geleneksel düşünceleriyle örtüşmeyen gerçekliğin geniş kapılarını açmıştır.

Dr. Mack, 1990 yılında ressam sanatçı ve araştırmacı olan Budd Hopkins’le tanıştıktan sonra, insan olmayan zeki varlıklarla etkileşim içinde olduğunu söyleyen hastaları görmeye başladı. Mack, özellikle, açık bir şeklide fiziksel alana yapılan bu mistik davetsiz misafirlik deneyimleri olayından sonra, kendi büyük performansla çalışmalarına adadı. 11 yıllık bir zaman içinde, bu tür olayları rapor eden 200’den fazla kişinin incelenmesiyle meşgul oldu. Ortaya çıkan tablo, anlatılan öykülerin birbirleriyle tutarlı olduğunu ve olayların UFO gözlemleriyle yakın bir bağlantısı bulunduğunu göstermiştir. Özellikle hastaların vücudunda görülen küçük yara izleri tipiktir ve bunlara şimdiye kadar tatmin edici hiçbir klinik açıklama getirilememiştir.

Dr. Mack verdiği derslerde ve konu üzerine yazdığı Kaçırılmalar: İnsanoğlunun Uzaylılarla Karşılaşması-(1994) ve Kozmos’a Pasaport: İnsanoğlunun Dönüşümü ve Uzaylı Karşılaşmaları-(1999) isimli kitaplarda, kaçırılma olgusunun, kaynağı her ne olursa olsun, evrendeki yerimiz ve rolümüz hakkında pek çok soruyu beaberinde getirdiğine dikat çekmektedir. Mack’in bu çalışmaları büyük bir yankı uyandırmış, ve sağladığı geniş çapta desteğin yanında pek çok karşıt tepki de almıştır.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Popüler

Quis autem vel eum iure reprehenderit qui in ea voluptate velit esse quam nihil molestiae consequatur, vel illum qui dolorem?

Temporibus autem quibusdam et aut officiis debitis aut rerum necessitatibus saepe eveniet.

SiriusUFO | © 2017

To Top