KAÇIRILMA DOSYASI – İNSAN KAÇIRILMALARI – MİKROÇİPLER

GİRİŞ

Uzaylılar tarafından kaçırılma olaylarıyla ilgili raporlarda bahsedilen ortak noktalardan biri de, uzay gemilerine alınan kişilerin birtakım fiziksel testlerden geçirildikleri ve vücutlarına ince, uzun iğnelerin enjekte edildiğidir. Bu iğnelerin ucunda, kimi zaman 0.25 cmden daha az bir çapa sahip, ince metalik toplar bulunmaktadır. Vücuda enjekte edilen bu iğneler çıkarıldığında uçlarındaki topların yerinde olmadığı görülmüştür. Kaçırılma deneyimi yaşayan kişiler, “mikroçip” adı verilen bu parçaların burunlarına, kulaklarına, sinir uçlarına ve hatta göz kapaklarına yerleştirildiğini söylemektedirler.

Kaçırılanların bazıları, bu küçük topların, yine benzer bir operasyonla vücutlarından geri çıkarıldığını rapor etmişlerdir.

Uzaylı mikroçiplerinin varlığı, ilk kez 1967 yılında, Betty Andreasson adlı Massachusetts’li kadının uzaylılar tarafından kaçırılmasıyla duyulmuştur. Andreasson, dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldığını ve uzaygemisinde yapılan tıbbi incelemeler sırasında burnunun içine küçük, sivri uçlu bir topun yerleştirildiğini açıklamıştır.

Eylül 1986’da, saygıdeğer bir bilim gazetesi olan Nature’de, İngiltere Oxford Üniversitesi jinekologlarının bir raporu yayınlanmıştır. Raporda, doğum öncesi rutin kromozom testinden geçen bir kadın hastanın jenital sıvısında esrarengiz bir cismin bulunduğu belirtilmektedir. Tanımlanamayan bir maddeden yapılmış olan ve küçük noktalardan oluşan bu cisim, sadece 10 mikron ölçüsünde olup, şimdiye kadar tespit edilebilmiş tüm mikroçiplerden daha küçüktür.

MİKROÇİPLERİN VÜCUTTAN ÇIKARILMASI

Uzaylı mikroçipleri, 1994 yılından beri cerrahi operasyonlar yoluyla vücuttan çıkarılabilmektedir. Ayak parmağı, el, çene, dış kulak gibi organların içinde sinir uçlarında rastlanan bu cisimlerin, sadece top biçiminde olmadığı, pek çok başka biçime de sahip oldukları görülmüştür: üçgen, çubuk, tel, vb…Kimi zaman bu cisimlerin bulunduğu yerler üzerinde yara izlerine rastlanmıştır. Bazı vakalarda çıkarılan bu cisimler bir koza şeklinde olup, içinde fosfor yeşili ışınlar yaymaktadır.

1995 yılının Haziran ayında, California’lı Pediyatrik Tıp Doktoru Roger Leir, bir UFO sempozyumu sırasında, kaçırılma olayları hakkında bir rapor sunan Houston’lu UFO araştırmacısı Derrel Sims’le tanışmıştır. Bir pediyatri (ayak hastalıkları) uzmanı olan Dr. Leir, Sims’in sunuşunda uzaylılar tarafından ayağının içine yabancı bir cisim yerleştirilmiş bir kadından bahsetmesinden oldukça etkilenmiş ve olayı incelemek istemiştir.

Patricia Damly adlı bu kadının ayak röntgenini inceleyen Dr. Leir, ilk bakışta bu cismin ortopedik cerrahide kullanılan paslanmaz çelik materyallerden biri olduğunu düşünmüş, fakat Patricia’nın daha önce herhangi bir ayak ameliyatı geçirmemiş olduğu ortaya çıkmıştır. Kadının ayağında bulunan bu esrarengiz cismin uzaylılar tarafından kaçırılmasıyla ilgili olma ihtimali hem Sims’i hem de Leir’ı oldukça etkilemiş; Dr. Leir, söz konusu hasta California’daki kliniğine getirilirse bu cismi ayağından ücretsiz olarak çıkaracağını duyurmuştur. Sims Leir’a, elinin içinde benzer bir yabancı cisim bulunan Pat Parrinello adlı kadından da bahsetmiş ve ona kadının el röntgenini göndererek fikrini sormuştur.

Dr. Leir’a gönderilen Damly ve Parrinello’nun röntgen filmleri radyologlarca incelenmiş; sonuçta her iki cismin de metalik olduğu, kesinlikle doğal bir kist ya da benzeri bir oluşum olmadıkları anlaşılmıştır. Bu iki kadın, vücutlarındaki yabancı cisimleri çıkartmak üzere Ağustos 1995’te Dr. Leir’in kliniğine gelmişlerdir.

Patricia Damly, Ekim 1969’da, Teksas’da uzaylılar tarafından gemiye alındığını, fakat olayla ilgili çok az şey hatırladığını anlatırken, Pat Parrinello geçen 42 yıl içinde pek çok UFO gözlemi yaptığını belirtmiş ve kaçırılma olayının 1954 yılında, kendisi henüz 6 yaşındayken gerçekleştiğini açıklamıştır. Parrinello, elindeki yumruyu 1971 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından çekilen röntgenleri görene kadar fark etmediği söylemiştir.

Damly’nin ayak parmağında bulunan ince, üçgenimsi cisim 1 saatlik bir ameliyat sonunda çıkarılabilmiştir. Domates çekirdeği büyüklüğündeki cismin etrafında oluşan gözle görülebilir ince bir doku, cismi vücutta bulunduğu süre boyunca kaslardan izole etmiştir.

Parrinello’nun vücudundan ise diğer cisme benzer, 5 mm. uzunluğunda, gözyaşı biçiminde grimsi bir cisim çıkarılmıştır. Bu cisimlerin orta kısmında ise ince metal dilimleri bulunmuştur. En son Texas Üniversitesinde yapılan Biopsi ve analiz sonuçlarında, bu cisimlerin Dünyada bilinen 65 bine yakın elementin hiç biriyle uyuşmadığı ve farklı birtakım elementler içerdiği sonucuna varılmıştır. Bu da, bu mikrociplerin dünyadışı kaynaklı olduğunun en önemli bilimsel bir kanıtıdır.

Dr. Leir, ameliyatın ardından, cisimlerin yerleştirildiği yerin etrafında hiçbir enfeksiyon izine rastlanmadığını söylemiş ve ameliyatla çıkarılan bu yabancı maddelere karşı vücudun geliştirdiği tepkinin normalden çok farklı olduğunu vurgulamıştır.

BİOPSİ

 

ROGER LEIR

Podiyatrik (ayak hastalıkları) hekim ve cerrah Dr. Roger K. Leir, tıp eğitimini 1961’de tamamlamış ve 1964’te Podiyatrik Tıp Doktoru ünvanını almıştır. O tarihten bu yana özel hizmette çalışan Leir, yeniden oluşan sinirler ve ortopedide yapay cisimler kullanımı konularını da kapsayan araştırmalar yapmıştır.

Dr. Leir’in UFOlara olan ilgisi 12 yaşında, babasının Roswell kasabasına düşen Uçandaire Kazası ile ilgili gazete haberini okumasını duymasıyla başlamıştır.

Ventura-Santa Barbara yayınlarından biri olan Vortex’te araştırmacı gazeteci olarak çalışırken ünlü kaçırılma olayları araştırmacısı Derrel Sims’le tanışan Leir, Sims’le birlikte uzaylılar tarafından insan bedenine yerleştirilen implant adını verdiğimiz parçacıkların tıbbi ve cerrahi araştırması konulu öncü çalışmayı gerçekleştirmiştir.

Dr. Leir dünya çapında verdiği konferanslarla insanları araştırmaları konusunda bilgilendirmiş; aralarında The Art Bell Show, Hard Copy, Fox News, UPN News, Strange Universe, Beyond Bizarre de bulunan sayısız haber kanalına, TV ve radyo programına konuk olmuştur. Leir, kitabı “Uzaylılar ve Bistüri -The Aliens and The Scalpel”de insan vücudundaki uzaylı implant’lerinin çıkarılması ve analizi hakkında bilgi vermekte ve bu konuyla ilgili bilimsel kanıtlar sunmaktadır.

 

FOTOĞRAF VE BASIN

1 YORUM

  1. Uzaylılar bile insanları mikroçip sayesinde takip edebiliyorlarken biz neden kayıp insanlarımızı bu teknoloji sayesinde bulamıyoruz hala anlamış değilim, bence insanlar bazı şeylerde çok ilerlemiş bazı şeylerde ise çok geride kalmışlar yazınız çok iligimi çekti ve http://www.digermodel.com da bununla iligili bir yazı yazdım. siteniz çok güzel konulara değiniyor ve takipçisiyim, saygılar iCLAL

CEVAP VER