Hayvan Kaçırılması

KAÇIRILMA DOSYASI – HAYVAN KAÇIRILMALARI


“Mutilation” terimi, anormal bir şekilde, açıklanamayan bir nedenden olan hayvan ölümlerini tarif etmek için kullanılır. Bu anormal ve açıklanamayan vakalar, kesilme, yaralanma, parçalanma, organ ya da kan eksilmesi ya da çürümesi gibi durumları kapsar. Bu tür olayların uzaylılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır.

1961’den 1963 yılına kadar Pentagon’a, yerel ve bölgesel polis kuruluşları tarafından, sistematik bir biçimde organları alınmış sığır cesetleri ve uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyleyen insanların ifadeleriyle ilgili bir çok raporun geldiği açıklanmıştır.

ABD Ordusu Albayı Philip J. Corso, raporlarla ilgili olarak, “..Arazilerde bulunan sığır cesetlerini incelemesi için çağırılan veterinerler, sadece hayvanların kanının akıtılmasının değil aynı zamanda tüm iç organların cerrahi yöntemlerle yapılmış olduğunu ve bunun yırtıcı hayvanlar ya da sadist kişilerce yapılamayacağını ifade etmişlerdir.” şeklinde konuşmuştur.

Albay sözlerini şöyle sürdürmüştür; “Hayvan öldürülmeleriyle ilgili ilk rapor, 1967 yılında Colorado’dan gelmesine rağmen, biz, 1950’lerin ortasında, Beyaz Saray’da, basından uzak tutulan, bu tür vakalarla ilgili raporlar okuyorduk. Dünya dışı varlıklar tarafından deney amaçlı yapılan bu olaylar, çalışma ekibimiz tarafından ilk önceleri bir çeşit şaka olarak algılanıyor ya da vahşi hayvanlar ya da ayin yapan bazı gruplarca yapılmış olunduğuna yorumlanıyordu.”

Uzaylıların, garip, esrarengiz, şüpheli ve açıklanamaz olarak tarif edilen bu tipik cerrahi olaylarının fotoğrafları, yazar Linda Moulton Howe’un ‘Uzaylıların Ürünleri’ (1989) adlı yapıtında verilmiştir. Yazar, 11 Mart 1989 tarihinde Arkansas’da, bu şekilde ölmüş olan bir sığır cesedinden alınan doku örneğinin, aşağıdaki sonuçlarla açıklandığını ileri sürmüştür;

1) Çizgi ince bir şekilde belirlenmiştir.

2) Bu çizgi 300 fahrenhayt ya da daha fazla bir sıcaklığa maruz kalmıştır, dokunun kenarları kararmıştır.

3) Kesim, çok hızlı bir şekilde belki 2 dakikadan daha kısa bir sürede yapılmıştır çünkü yaralanma vakaları 5 dakikadan fazla sürerse hücre kaybı meydana gelir.

Aşağıda yaşanmış olaylara örnekler verilmiştir.

Gece, arabalarıyla şehre doğru giden bir çift, gökte yavaşça hareket etmekte olan 2 parlak ışık gördü. Bunlardan birinin kendi üzerlerinde uçarken yanıp söndüğünü söyleyen Mike Markum, diğerinin havada asılı halde durup çalıştığını belirtti. Burada dikkatlerini çeken şey ise hiç ses çıkmamış olmasıydı.

Markum ve karısı bundan önce de çok defa böyle topa benzer parlak şeyleri evlerinin üzerinde alçaktan uçarken gördüklerini söylediler. Bir kere bu cisimlerden birinin arkalarında yeşil bir hız bırakarak büyük bir hızla ilerlediğini söylediler.

Ocağın sonuna doğru, Kansas ve Missouri Webster’dan, garip hayvan ölümleriyle ilgili yaklaşık 30 rapor gelmişti. Bu vakalarda satanist gruplardan ya da yırtıcı hayvanlardan dahi şüphelenildi. Grant şehri şerifi Archie Yearick ise tüm bu olayların arkasından en ufak bir iz kalmamış olmasından dolayı şaşkınlık içindeydi.

Aynı tarz yorumlar büyük çiftlik sahipleri ve yetkililerce de kabul görülmüştü ki, Lady isimli bir at Kolarado’nun San Luis vadisinde boynundan itibaren derisi yüzülmüş şekilde bulundu. Lady’nin ayak izlerine cesedin bulunduğu yerden 100 fit geride rastlandı. Vadi sakinleri, çölün üzerinde, garip ışıkların ve küçük jetlerin alçaktan ve yavaş bir şekilde uçtuğunu görmüşlerdi.

Dünya üzerindeki haberler, UFO’lardan ve kısrağın garip ölümünün birbiriyle bağlantılı olduğundan söz ediyordu. Araştırmacı Linda Moulton Howe’ın araştırmaları, portakal renkli, sessiz, futbol sahası büyüklüğündeki gün ışığından daha parlak cisimlerin, daha sonradan hayvan cesetlerinin bulunduğu arazinin üstünde durduklarını gören pek çok görgü şahidinin olduğunu açığa çıkardı.

Linda ayrıca, garip varlıklar ve uçan cisimler gözlemlediklerini söyleyen görgü tanıklarının raporlarını da araştırdı. 1983’te, Missourili bir çift, dürbünle gümüş renkli giysili 2 küçük canlının bir ineği araçlarına doğru havadan süzülerek taşıdıklarını gözlemlemişlerdi. Varlıkların kafaları büyük ve beyazdı. Yanlarında uzun boylu, yeşil derili “kertenkele adam” dikkat çekiyordu, gözleri dikey gözbebekli ve çekikti.

1980 yılında, Teksaslı büyük bir çiftlik sahibi, sabah aralarında buzağı taşıyan iki tane çekik gözlü, 120 cm. boylarında varlık görmüştü. Çok kokan çiftlik sahibi olay yerinden kaçmıştı. 3 gün sonra eşi ve oğluyla beraber olay yerine giden adam, buzağının cesediyle karşılaştı. Kafatası da dahil iskelette bir eksik olmamasına rağmen kaslar ve iç organlar yoktu. Ceset yüzü koyun çevrildiğinde tüm kaburga kemiklerinin de alınmış olduğu görüldü. Ardında çiftlik sahibi Linda’ya bunu kim yapabilir ve bize ne söylemeye çalışıyorlar diye sordu. Linda’nın 1979 yılından beri sürdürdüğü araştırmalarında 1992 yılı haricinde hayvan kaçırılma olayının olmadığı bir yıl yoktu.

OKLAHOMA, KANSAS VE ARKANSAS

25 Ocak1992’de, Oklahama yakınlarındaki Okemah’da ölü bir inek bulundu. Hayvanın memesi kan kaybına sebep vermeyecek şekilde kesilmişti, sağ meme yarılmıştı ve kasaba şerifinin incelemesinden sonra kalbin de alındığı görüldü. Fakat civardaki hiçbir veterinere otopsi için bir şey söylenmedi. Bu olay ‘satanist töreni’ diye rafa kaldırıldı fakat şerifin kendisi de kan kaybını önleyecek şekilde yapılan kesime açıklık getirememişti.

2 Şubat Cumartesi günü, MUFON Oklahama araştırmacısı, ocak kaçırılmalarıyla ilgili daha fazla bilgi toplamak için Chuck Pine, Garfield, Kingfisher ve Grant County Şerifleri’nin ofislerini dolaştı. Grant County Şerifi Archie Yearick, kendisine o gün Kansas polisinden bulunan öküz cesediyle ilgili telefon geldiğini bildirdi.

Chuck, gezisini kuzey sınırındaki kaçırılma vakalarının yoğunlaştığı yerlerdeki polis istasyonlarına doğru sürdürdü. Öldürülen hayvanların ve karşılaştırma yapmak için doğal durumdakilerin doku örneklerini alan Chuck, onları Federal Express’le Kolarado’daki patolog ve hemalojist Dr. John Altshuler’a yolladı.

Dr. Altshuler, 1989’dan beri, mikroskobik ölçüm için kaçırıldıktan sonra cesedi bulunan bu hayvanların doku örneklerini topluyordu. Mikroskopik ölçümler bu dokular, hemoglobin ya da diğer hücre değişikliklerinde uygulanan, yüzlerce derecelik yüksek sıcaklık altında kesilmiş olduğunu gösterdi. 1990 Oragon olayındaki doku, makasla kesilmiş gibiydi. Dr. Altshuler ve Oregon Bölgesi Teşhis Laboratuarı, kesimlerde yüksek sıcaklık kullanıldığını onayladı.

Ertesi Salı, 11 Şubat 1992’de, El Reno’nun 10 mil uzağındaki Calument, Oklohoma’dan, 2 sığır kaçırılma raporu daha geldi. Robert Jacobs tarafından bulunan sığırın dili alınmış, üreme organları ve rektümü kansız bir şekilde alınmıştı. Olayda her hangi bir kan ya da başka bir ize rastlanmadı.

9 Mart’ta, yine Okemah’ta, bir inek, memesi kansız bir şeilde kesilmiş halde bulundu. Ayrıca ineğin sol tarafıfnda büyük bir delik vardı. Mermi deliğine benzeyen bu deliğin bir çıkışı ya da ortalarda bir mermi yoktu.

4 Mart’ta, Benton Kasabası şerif vekili Danny Varner, Hiwassc yakınlarındaki bir çiftlikte Bill Cowger’le buluşmaya gitti. 8 yaşındaki yaşlı ölü inek sağ tarafına doğru yerde yatmıştı. İneğin gözleri ve dili alınmış. Arka bacaklar arasındaki 20-30 inçlik bir deri parçası, memeyle birlikte alınmıştı. Fakat kesim sırasında kas dokusuna dokunulmamıştı.

Çavuş Varner’in soruşturma raporu aşağıdaki gibidir;

“Dil çok keskin bir aletle, ön dişin 6-8 inç gerisinden kesilmiştir. İneğin sol gözü alınmış, memesi ve derisi yine çok keskin bir aletle kesilmiştir. Karın kısmında bir hasar yok. Bu işlemler bir cerrah tarafından yapılmış gibi görünüyor. Yerde ineğin mücadele verdiğiyle ilgili bir belirti ya da her hangi bir parmak izine rastlanmadı. İneğin çevresinde hiçbir kan izine rastlanmadı. Aynı tür olaylar Missouri ve Kanada’da da sıkça rastlanmıştır.”

Kaçırılma olayları yalnızca sığır, inek ve atlarla sınırlı değildir. Kedi gibi daha bir çok hayvan da aniden ölü olarak bulunmuştur. 1970’lerde, Kanada, Kaliforniya ve Teksas’da bu olaylara çok sık rastlanmıştır. 15 Mayıs 1992’den itibaren, Vancouver ve İngiliz Kolombiyası’nda ölü kesilmiş kediler bulunmuştur.

Uzaylılarca kaçırılmış olan Judy Doraty, 1973 yılında kahverengi ve beyaz bir buzağının sarı bir ışık içinde yükseldiğini gözlemledi. Daha sonra, kaçırılma sırasında, kendini küçük, yuvarlak beyaz bir odanın içinde bulan Judy, buzağının gözünden, dilinden ve testislerinden alınan dokuların 2 küçük gri tenli büyük gözlü varlıklar tarafından test edildiğini gördü. Onların baş parmaksız 4 uzun parmağı siyah tırnaklarına doğru inceliyordu. Sarı gözlü ve dikey gözbebekliyle kediye ya da yılana benziyorlardı.

Öldürülen hayvanlarla ilgili olan bu olayları kimi bilim çevreleri çok önemli bir işaret olarak görmemelerine rağmen, diğer bir çokları hayvan cesetlerinin fotoğraflarını doğal olmayan olayların ‘bilimsel kanıtı’ olarak ele alır. Bu ölümlerden sorumlu tutulacak, ve nedenini açıklayacak dünyasal bir şey bulunmamaktadır. Eğer dünyasal bir açıklama olsaydı, hükümetçe komplo teorileri uydurulmazdı. Sadece hayvan ölümleri değil aynı zamanda kaçırılma vakaları, ekin çemberleri ve siyah helikopter gözlemleri de UFOlarla bağlantılıdır. Bu olaylara itafen söylenen en bilindik komplo teorisi genelde askeriyenin yeni silahlar ürettiğiyle ilgilidir. Daha önce insanlar üzerinde de yaptıkları gibi, bu tür hayvan ölümleri vakalarını askeriyenin gizlice incelettiğinin açığa çıkması eminiz kimseyi şaşırtmayacaktır.

Bazıları, uzaylıların Hava Kuvvetleriyle gizli bir anlaşma yaptığını ve ABD ordusunun uzaylılarca gerçekleştirilen bu hayvan ölümlerini ve insan kaçırılmalarının 30 yıldan fazla bir zamandır bildiğini savunmaktadır. ABD ordusunun bu işteki çıkarı ise, diğer ülkelerden gelecek düşman davranışlarının uzaylılarca kendilerine bildirilmesi ve teknoloji transferidir.

Tabii ki meraklı beyinler, dünya dışındaki bu zeki canlıların, neden milyonlarca uzaklıktan gelerek bu hayvan kaçırılmalarını gerçekleştiridklerini bilmek istiyor. Uzaylılar enzimleri, yaratacakları bir tür karışım ırk için genetik mühendislikte kullanmak adına topluyorlar. Sığır DNA’larını da farklı bir canlı formu oluşturmak için değiştiriyorlar.

Şu aralar Mayıs 2002 nin başından beri Arjantin’de çok sıklıkla mutasyona uğramış hayvan cesetleri bulunmaktadır. Sayıları şuan 170’i geçmiştir ve her geçen gün artmaya devam etmektedir..Bu olaylar Arjantinli bazı resmi yetkililerce de doğrulanmaktadır..

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Popüler

Quis autem vel eum iure reprehenderit qui in ea voluptate velit esse quam nihil molestiae consequatur, vel illum qui dolorem?

Temporibus autem quibusdam et aut officiis debitis aut rerum necessitatibus saepe eveniet.

SiriusUFO | © 2017

To Top