GİZLİ DOSYALAR – ALBAYIN UFO GÖZLEMİ

TÜRKİYE U F O RAPORU Albayın karşı karşıya geldiği UFO!

Dünyanın her tarafında artarak devam eden UFO gözlemleri ve karşılaşmaları değişik sosyal çevrelerden ve mesleklerden insanlar tarafından rapor edilmekte. Bu gruplardan en önemlilerinden biri de , özel eğitim görmüş üst düzey askeri kuvvet mensupları.

Türkiye’de de, askeri çevrelerden UFO’larla yakın karşılaşma deneyimi yaşamış değerli subaylarımız var. Bunlardan biriside eski Genel Kurmay Başkanımız Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun sınıf arkadaşı olan Em. Albay Şefik Ayanoğlu. Sayın Ayanoğlu, eşiyle birlikte karşı karşıya geldiği UFO olayında yaşadıklarını Haktan Akdoğan’a anlattı.

“1-2 km. mesafede durdu, bize çok yakın. Zaten bize doğru gelmeye devam etse arkamızda dağ var, dağa çarpacak.O vaziyette. Biz çok heyecanlandık tabii!”

H:A: Sayın Ayanoğlu bize kısaca kendinizi tanıtırmısınız?

Ş.A: Ben Silahlı Kuvvetlerimizin emekli bir mensubuyum. Emekli Albayım.

H.A: Yaşadığınız bu önemli deneyimi bize anlatırmısınız?

Ş.A: 1997 yılının Ağustos ayıydı. O gün eşimle birlikte evimizin terasından manzarıyı seyir ederken, karşımızdaki İmralı adasının üzerinde çok parlak bir ışık gördük, bir yıldız zannettik. Ama diğer yıldızlardan çok farklıydı, çok daha parlaktı. Hemen dürbünü aldım, hem çıplak gözle baktık, hemde dürbünle bakmaya devam ettik. Eşimde aynı şekilde, O’ da baktı. 5-10 saniye kadar bir zaman geçti ve yıldız zannettiğimiz o ışıklı cisim birden bire hareket etmeye başladı ve bize doğru, üzerimize doğru hızla gelmeye başladı. Geldikçe büyüdü ve gökkuşağı renklerine büründü. Çeşitli renkler saçmaya başladı, kırmızı,yeşil, mavi, sarı…

H.A: O zaman yıldız olmadığını anladınız.

Ş.A: Evet O zaman yıldız olmadığını anladık ve bize doğru gelmeye devam ediyordu ve yaklaşmasıyla da büyüyordu ve fötr şapka şeklini aldı.

H.A: Peki yaklaştıktan sonra sabit durdumu yoksa yine hareket mi ediyordu?

Ş.A: Önce üzerimize doğru geldi sonra yaklaşınca biranda durdu ve sabitlendi. 1-2 km. mesafede durdu.1-2 km. mesafe bize çok yakın. Zaten bize doğru gelmeye devam etse arkamızda dağ var, dağa çarpacak.O vaziyette. Biz çok heyecanlandık tabii. Sonra birden bire aniden yok oldu.

H.A: Bu da çok önemli. Yani, önünüzde duran parlak ışıklı garip cisim biranda yok mu oldu?

Ş.A: Evet, birden bire yok olmuştu. Çok şaşırmıştık, adeta şok olduk!

H.A: Peki Albayım, nesne yakınınızdayken his ses çıkarıyormuydu?

Ş.A: Hayır, kesinlikle hiçbir ses çıkarmıyordu.Tamamen sessizdi.. Sonrada birden bire kayboldu. İnanamadık!

H.A: Bu gözlem ne kadar sürdü?

Ş.A: 25-30 saniye kadar sürdü herşey…

H.A: Yani cismi ilk görmeniz, yaklaşması, büyümesi, durması, ve bir anda kaybolması.

Ş.A: Evet 25-30 saniye kadar olmalı, olağanüstü bir hızı vardı..

H.A: (Şefik Beyin eşine dönerek) Sizde Şefik Beyle beraberdiniz değil mi Gülser hanım?

G.A: Evet. İlk gördüğümüzde bir an duruyordu orda. O yüzden dedik acaba göktemi? denizdemi? adadamı? diye tam karar verememiştik. Bakarken birden yükselmeye ve bize doğru gelmeye başladı, cisim hızla büyüdü zaten. Karşımızda durdu, büyümeye devam etti, Dolunay gibi oldu. O zaman çok heyecanlandık zaten. Bu ne böyle? diye.Ondan sonra yine bize doğru gelmeye başladı ve dönmeye başladı ve dönerken aniden kayboldu.

H.A: Bir anda kaybolmasıda çok enteresan.Dünyada hiçbir teknoloji sergileyemiyor tüm bu anlattıklarınız..Yani cismin karakteristikleri bize bunun kesinlikle UFO olduğunu gösteriyor. Önce yıldız mesafesi uzaklığında olması, sonra birkaç saniye içinde dolunay büyüklüğüne ulaşması ve çok yakınınıza kadar gelmesi, sonrada havada yerçekimine ters gelecek şekilde abit durması, hiç ses çıkarmaması, derken aniden olduğu yerde boyut değiştirir gibi biranda kaybolması…

Ş.A: Zaten, bu gözlemimizin en kuvvetli olan bir kısmı..Kesinlikle UFO olduğuna ikna olmuştuk.

H.A: Albayım, dünyada biliyoruz ki; başta askeri ve sivil birtakım kurumlar UFO konusunda ellerinde bilgiler ve raporlar olmasına rağmen bunları gizlemekteler. Siz bu tutumu nasıl karşılıyorsunuz?

Ş.A: Bilgilerin artık açıklanması lazım, bunun zamanı gelmiştir diye düşünüyorum!

Bizlerde sayın Ayanoğlu’nun bu düşüncesine katılıyor ve ilgili Kurumlara, ülkemizde yaşanan resmi uçan daire gözlemleri ve karşılaşma olaylarını kamuoyunun ve dünyanın bilgisine sunmaları için açık çağrıda bulunuyoruz…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER