GİZLİ BELGELER CIA DOSYASI

CIA DOSYASI

ABD’nin Merkezi İstihbarat Servisi CIA, İngiliz Gizli İstihbarat Servisi ile eşdeğerdir ve İngiltere’nin de yardımıyla, Stratejik Hizmetler Ofisi ve Merkezi İstihbarat Grubunun 1947 yılında birleştirilmesiyle kurulmuştur. CIA’in yaklaşık 16 bin resmi çalışanı vardır, fakat bu rakam yabancı ajanları ya da ABD hükümetinin diğer birimlerinde çalışanları kapsamamaktadır. CIA’in yıllık tahmini bütçesi 1 milyar dolardır.

CIA, her birinde farklı ofis ve servislerin bulunduğu 4 ayrı müdürlüğe ayrılmaktadır. Bu müdürlüklerin üstünde, çeşitli istihbarat alma metotlarını, taleplerin önemine göre koordine eden Ulusal Güvenlik Servisi (NSA) bulunmaktadır. Ulusal Güvenlik Servisi eski görevlisi Todd Zechel’e göre, CIA’e bağlı bu 4 müdürlüğün hepsi de, 1948’den bu yana UFO bilgilerini toplamakta, analiz etmekte ve saklamaktadır. Zechel, Ulusal Fotoğraf Bilgileri, Bilim ve Teknoloji Ofisi’nin 1953 yılından beri dünya genelindeki UFO olaylarını incelediğini söylemektedir; bu incelemeler hem fotoğrafla belgelenmemiş olayları hem de fiziki kanıtları ve fotoğraflı olayların yeniden analizini kapsamaktadır.

Zechel, CIA’in yerel UFO raporlarını, Pentagon İstihbarat Ofisi, NSA ve Savunma İstihbarat Servisi gibi haber alma örgütlerinin istihbarat ağları yardımıyla Hava Kuvvetlerinden alarak biriktirdiğini savunmaktadır. Zechel, CIA’in aynı zamanda ABD genelindeki Yerel Operasyon Birimleri vasıtasıyla da yerel raporları topladığını söylemektedir.

Zechel ayrıca, CIA’in Operasyonlar Müdürlüğü ajanlarının UFO görgü tanıklarını sorguya çektiğini; Yerel Operasyon Birimlerindeki ajanların da tanıklara gözdağı verme, tehdit etme ve hatta susturma gibi eylemlerde bulunduğunu belirtmektedir

CIA’NIN AÇIKLANAN DOSYALARI

Pilot Kenneth Arnold’un 24 Haziran 1947’deki ünlü UFO gözleminden kısa bir süre sonra, General Walter Bedell Simith’e, Stratejik Hizmetler Ofisi (OSS)nin New York’taki Brooks Club’da görüşerek, uçan disklerle ilgili gerçeği duyurmak için mali destek verilen bir çaba içine girdiği söylendi. İlk başta bundan yakaladıkları bir Alman bilimadamının yardımını alan Rusların sorumlu olduğuna inanılıyordu, fakat raporların bazı özellikleri bu teoriyi çürüttü. OSS, bu tür gözlemlerin paniğe neden olacağından endişe etmekteydi.

CIA’nın, 3 Mart 1949 tarihli ve ‘UFO-Sign Projesi hakkında Notlar ve Yorumlar” başlıklı memorandurumunda şöyle denilmektedir:

“GE’den Dr. Langmuir, MIT’ten Dr. Valley, Ohio Üniversitesi’nden Dr. Hynek ve Tıbbi Hava Laboratuarları bir çok olasılık üzerine çalışmalar yaptılar.

Buna göre, cisimler ya dünya dışı kaynaklıydı ya da yabancı ülkelerin ileri düzeyde teknolojide hava araçları vardı; fakat bunların oldukça uzak ihtimaller olduğuna karar verilmişti. Bu araçların gezegenler arası uzay gemileri olduğu yüksek ihtimaldir ve tüm gözlemlerin araştırılması gerekmektedir.”

29 Haziran 1952 tarihli başka bir momerandrum;

“Geçtiğimiz haftalarda, tanımlanamayan hava cisimlerine dair bir dizi radar ve gözlem raporu bildirildi. Bu ofis, 3 yıldır bu tür gözlem raporlarını sürekli olarak incelemesine rağmen, bu çalışmaya Merkezi İstihbarat Ofisi de katılacak ve konu hakkındaki rapor 15 Ağustosa kadar hazırlanacaktır.”

Birkaç gün sonra OSI Silah ve Mühimmat Bölümü Şefi Edward Tauss, OSI Başkan Yardımcısına resmi olmayan bir memorandum gönderdi:

Bir dizi rapor “açıklanamayan” olarak kaldığı sürece, İstihbarat konuyu örtbas etmeye devam etmelidir. Önerilen, CIA’in incelemelerini Hava Teknolojisi İstihbarat Merkezi yetkilileriyle işbirliği halinde sürdürmesidir. Fakat, CIA’in konuya olan ilgisi ya da endişelerinin hiçbir şekilde basına ya da halka yansımaması şiddetle talep edilmektedir. Bu tip bir ilgi, ABD Devleti’nin elindeki “yayınlanmamış gerçeklerin” varlığını ve güvenilirliğini onaylama olarak görülecektir.

CIA özel çalışma grubu Ağustos 1952’de kuruldu; brifingle ilgili belgeler o tarihte gizli olarak sınıflandırılmaktaydı. Bu brifinglerin ilki 14 Ağustos’ta yapıldı:

Geçtiğimiz birkaç hafta boyunca uçan dairelerle ilgili raporların artması hem halkın da hem de yetkililerin konuya olan ilgisini oldukça artırmıştır. Bilgi edinmek isteyenler Hava Kuvvetlerini talep yağmuruna tutmuştur; hatta bunların içinde Beyaz Saray’dan gelen resmi bir sorgu kağıdı da bulunmaktadır…

Bu noktada, Bilimsel İstihbarat Ofisi, Hava Kuvvetleri’nin çalışmaları –metodolojisi, raporları, vardığı sonuçlar- hakkında bir değerlendirme yapmanın zamanının geldiğini hissetmiştir. Gizli servis içinde konuya gösterilen büyük ilgi gözönüne alınarak, araştırmalar hakkında rapor hazırlanması için bu brifing düzenlenmiştir. Dikkate alınması gereken nokta, gizli servisin uçan dairelere olan ilgisinin halk tarafından öğrenilmesi, sorunun halkın gözünde daha da ciddi hale gelmesine neden olabilir, dolayısıyla bunu engellememiz gerekmektedir.”

Raporda “Kendi istihbarat bilgilerimizi, 1946 yılında İsveç’te yapılan gözlemlere kadar giderek gözden geçirdik” denilmekte ve Hava Kuvvetleri’ne bildirilen çeşitli UFO tipleri şöyle listelenmektedir:

“Gözlemleri, görsel, radar ve görsel ve radar karışımı olarak gruplayan ATIC, UFO tiplerini iki ana gruba ayırır: 1. Küresel ya da elips şeklindeki cisimler. Bunlar genelde parlak metalik renktedir, bazıları küçük (60-90 cm) olmasına rağmen, çoğu yaklaşık 30 m. çapındadır ; nadiren 300m. genişliğinde cisimler de gözlemlenmektedir. Bu grupta değişik türler bulunur; torpil, üçgen, kalem ve hatta şilte şeklindekiler gibi. Bunların hepsi gün ışığında alınmış raporlardır. İkinci grup ise gece gözlemlerinden oluşmakta ve ışıklar ile çeşitli parlaklıkları kapsamaktadır: Yeşil, ateş kırmızısı ya da beyaz-mavi ateş topları, dönen ışık noktaları gibi.

Bu cisimler hem yalnız olarak, hem de asimetrik gruplar halinde veya çeşitli oluşumlar içinde gözlemlenmiştir. Raporlanan özelliklere göre, cisimlerin üç genel hız seviyesi bulunmaktadır; havada asılı durma; geleneksel uçak hızında gitme; ve saatte 18,000 mile ulaşan muazzam bir hızda ilerleme. Şiddetli manevralardan raporların sadece yüzde 10’unda söz edilmiştir. 20 g.’ye kadar yükselen ivme hızlarından bahsedilmektedir.”

CIA ve HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ YASASI

Todd Zechel ve Arizona merkezli UFO araştırma grubu Yeryüzü Uçan Daire İzleme(GSW)’den William Spaulding, beraber verdikleri yasal mücadele sonrası, CIA’in, elinde bulunan yaklaşık 1000 sayfalık UFO bağlantılı dokümanı 1978 yılında Haber Alma Özgürlüğü Yasası (FOIA) dahilinde yayınlamasını sağlamışlardır. GSW’nin yanında yer alan New York’lu 2 avukat, Henry Rothblatt ve Peter Gersten, 1977 yılında Haber Alma Özgürlüğü Yasasından’ndan yararlanarak CIA’i dava etmiş ve gizli servis elindeki UFO dosyalarını açıklamaya zorlamıştır.

Virginia, Langley’deki CIA karargahında 10 binden fazla UFO dokümanının bulunduğuna inanılırken, gizli servis elinde sadece 57 resim bulunduğunu açıklamıştır. Peter Gersten 1980’de, yayımlanan belgelerdeki referanslara dayanarak CIA’in, 200 ya da daha fazla belgeyi açıklamadığını söylemiştir

CIA ve NICAP

1950 ve 60’larda, devletin gizliliğine karşı en çok tepki veren sivil UFO araştırma grubu olan Gök Olayları Ulusal Araştırma Komitesi (NICAP), eski donanma fizikçisi Thomas Townsend Brown tarafından 1956’da kuruldu. Komiyete uzun yıllar boyu ABD Deniz Komutanlığı’ndan Binbaşı Donald Keyhoe başkanlık etti. 2. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Haber Alma Komutanı olarak görev yapan CIA eski Başkanı Amiral Roscoe Hillenkoetter de bir dönem NICAP Yönetim Kurulu’nda yer almıştı. Hillenkoetter, yönetim kurulundayken, bir çok kez olağandışı açıklamalarda bulunarak UFO olgusunun gerçekliğinden ve ciddiyetinden bahsetmiştir. UFO’ların zeki varlıklar kontrolünde hareket eden tanınmayan cisimler olduğuna ikna olan Hillenkoetter şunları söylemektedir:

“Hava Kuvvetleri UFO gözlemlerini hala sansürlemektedir. Kıdemli pilotlar ve teknik açıdan eğitimli diğer gözlemciler tarafından bildirilen yüzlerce gerçek rapor ya alaya alınmakta ya da yanlışlık, hayal ya da aldatmaca olarak açıklanmakta… Oysa UFO’ların nereden geldiğini ve amaçlarının ne olduğunu bilmek zorundayız. Halkın gerçekleri bilmeye hakkı var.”

1962’de, Hillenkoetter aniden NICAP’tan istifa etti. İstifa mektubunda,

Bana göre, NICAP’ın araştırmaları mümkün olduğunca ileri götürülmüştür. UFO’ların Amerikan ya da Sovyet yapımı olmadığını biliyorum. Şimdilik yapabileceğimiz tek şey bekleyip UFO’ların kendilerini belli etmelerini beklemektir”. NICAP Yönetim Kurulundaki eski CIA yetkililerinden bir diğeri de, Hava Kuvvetleri Sekreteri Özel Asistanı ve NATO Havacılık Danışmanı olarak görev yapmış olan, CIA’in Psikolojik Savaş Bölümü kurucusu ve başkanı Albay Joseph J. Bryan III’tü. Albay Bryan, Keyhole’a yazdığı bir mektupta, UFO olgusuyla ilgili olumlu görüşler bildirmiştir:

“Yüzlerce ordu ve havayolları pilotunun, havaalanı personelinin, astronomun, füze takipçisinin ve diğer yetkili gözlemcilerin UFO gördüklerini rapor ettiklerinin farkındayım. Ayrıca, bu UFO’ların çoğunun bir oluşum içinde manevralar yaptıklarının ve bu sırada radarlar tarafından belirlendiklerinin de farkındayım. Benim düşünceme göre;

Yetkili gözlemciler tarafından rapor edilen UFOlar, zeki varlıkların kontrolü altındalar. Bu cisimlerin hızları, manevraları ve diğer teknik kanıtlar, onların dünya yapımı tüm uçak ve uzay araçlarından çok daha ileri bir teknoloji ürünü olduğunu göstermektedir. UFOlar Dünyamızı sistematik bir biçimde gözlemleyen gezegenlerarası araçlardır; bu araçlar ya içlerinde onları yöneten varlıklar taşımakta ya uzaktan kumanda edilmekte, ya da hem uzaktan kumandayla hem de içindeki varlıklar vasıtasıyla yönetilmektedir.

KAYBOLAN KANITLAR

UFO gözlemleriyle ilgili pek çok film, fotoğraf ve eşya ortadan kaybolmuştur fakat bundan CIA’in sorumlu olduğunu kanıtlamak zordur. Bununla yanında, federal ve askeri istihbarat servisleri tarafından halktan “ödünç alınan” veya toplanan bazı materyaller hiçbir zaman geri gönderilmemiştir.

Todd Zechel, 1950’lerde Hava Kuvvetleri Blue Book Projesi dosyaları içinden kaybolan fotografik kanıtların CIA’in Bilimsel Haber Alma Ofisi’nde saklandığını söylemekte ve örnek olarak da New Mexico’da çekilen bir dizi video filmi göstermektedir.

ESKİ CIA YETKİLİSİ ÖRTBASIN NEDENLERİNİ AÇIKLIYOR

1979 yılında, CIA İdari Yöneticisi eski Asistanı Victor Marchetti, gizli serviste görev yaptığı yıllarda UFO konusunun “çok hassas aktiviteler” alanında girdiğini ve gizli servis içinde bile tartışılmadığını belirtmiştir. Marchetti, Hava Kuvvetleri Yabancı Teknolojiler Departmanı’ndaki yüksek rütbeli görevlilerden bir takım söylentiler işittiğini, fakat UFO’ların gerçekliğiyle ilgili şüphelerini tamamen yok edecek bir kanıt görmediğini söylemiştir. Marchetti, yine de, CIA’in, UFO olaylarını yalanlama yönündeki girişimlerinin klasik bir örtbasın tüm belirtilerini gösterdiğini itiraf etmektedir.

Marchetti, CIA’in UFOlar hakkında yayımladığı belgelerin bize, hükümetin düşündüğünden çok daha fazla şey anlattığına inanmaktadır. CIA, 1947’lerin başından itibaren dünyada meydana gelen UFO olaylarını yakından takip etmektedir. Her ne kadar Haber Alma Özgürlüğü Yasası dahilinde yayımlanan belgelerin pek çoğu, genellikle Yabancı Basın Yayın Bilgi Servisi, Yabancı Belgeler Bölümü ve Yerel İritibat Servisi gibi zararsız, gizli olmayan birimler tarafından ele alınan bu soruna rutin bir ilgi niteliğindeyse de, bu belgeler Bilim ve Teknoloji Müdürlüğü’nün UFOlar hakkında bilgi toplamaya gereksinim duyduğunu göstermektedir. Marchetti şunları söylemektedir: “Dünya dışı varlıklar gerçekten de bizimle temasa geçiyor, hatta belki dünyamızı ziyaret ediyorlar. Fakat dünyadaki diğer ulusal güçlerle de anlaşan ABD Hükümeti, bu bilgiyi kamuoyundan saklamaya kararlı. Bu uluslararası entrikaların amacı, dünya ulusları arasındaki istikrarı korumak ve karşılığında da, halklar üzerinde kurumsal bir denetim sağlamaktır.”

 

PAYLAŞ

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER