Genel

DÜNYA SAVAŞLARINDA UFO GÖZLEMLERİ


1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında askeri pilotların diğer uçaklardan çektikleri UFO fotoğrafları (üstte ve altta)

I. ve II. Dünya Savaşları öncesinde ve savaşlar sırasında pek çok tanımlanamayan uçan cisim (UFO) gözlemi rapor edilmiştir. Bu gözlemlerin bazıları askeri savaş uçağı pilotları ve ekipleri tarafından da gözlemlenmiş ve bazıları yan uçaklar tarafından fotograflanmıştır (üstte ve altta)
Bu gözlemler arasında en dikkat çekicileri aşağıda sunulmaktadır:

1913: Bulgaristan’daki Struma Vadisi’nde büyük bir ateş topunun Yunan sınırına doğru gitmekte olduğu görülür. Havada ağır ağır alçalan bu cisim şaşkınlıkla izlenir. O yılın yaz aylarında, Zatloukal’da yaşayan 20 yaşındaki François, akşam 9 sıralarında gökyüzünde 6 tane, yıldız benzeri, ateş kırmızısı cisim görür. Saat yönünde bir elips çizen bu cisimler, Zatloukal’a doğru yollarına devam ederler.

1914: Romanyalı bir öğretmen evinin bahçesindeyken gökyüzünde küre biçiminde olan ve ucundan egzoz borusu çıkan bir cisim gözlemler. Yerden 25 m. yükseklikte olan bu araç doğuya doğru gitmektedir. Bu cisim, bir hafta boyunca tüm kasaba halkı tarafından tekrar tekrar gözlemlenir.

1916: 31 Ocak günü İngiltere Rochfort’ta devriye uçuşuna çıkan Pilot Teğmen J.E. Morgan, saat 8.45 sularında, 5.000 fitte seyrederken, kendisinden biraz daha yüksekte uçan ve “ kör bir sürücü tarafından sürülen, ışıklı pencereye benzeyen bir demiryolu taşıtı” olarak tanımladığı bir cisim görür. Morgan bir düşman uçağı tarafından yakalandığını düşünerek ateş eder, bunun üzerine ışık yükselerek aniden kaybolur. Bu olay Kaptan Joseph Morris tarafından yazılan “Almanya’nın İngiltere’ye 1914-1918’deki Hava Saldırıları” kitabında da yer almaktadır. Bu olay, bir hava aracından yapılan ilk UFO gözlemi ve UFO’lara ilk havadan ateş açma olayıdır.

1917: Güney Afrika’da yaşayan 7 yaşındaki Elizabeth Klarer ve kız kardeşi, Ekim ayında, saat 17.30 sıralarında gökyüzünde turuncu renkte bir top görürler. Hızla onlara doğru yaklaşan bu topu meteor sanan genç kız, daha sonra ateş topunun çevresinde 3 tur yapan ve topun seyir rotasını değiştiren küçük metalik küreyi farkeder.

13 Ekim 1917’de, şiddetli yağmura rağmen dışarıda toplanan 70 bin kişi, bulutlar dağılmaya başladığında ortaya çıkan inciye benzer, parlak bir disk görür. Disk daha sonra yükselerek gözden kaybolur.

22 Eylül 1922, Barmouth, Merionethshire, Wales: Cankurtaran botu dümencisi John Morris ve bir diğer şahit, İrlanda Denizi’nde, bir cismin, anormal derecede sessiz bir şekilde denize düştüğünü görürler ve bunun bir uçak kazası olduğunu düşünürler. Kazayı araştırmak için olay yerine gittiklerinde ise hiçbir iz bulamazlar. Daha sonra olayı araştırdıklarında, onlara o tarihte hiçbir uçak kazası kaydına rastlanmadığı söylenir.

Kasım 1926, ABD: Henry Thomas, yaşadığı büyük çiftlik evinin arka penceresinden içeri bakan normal boyda 3 kişi görür. Üçlü, gümüşümsü gri plastik tüplerle siyah botlardan oluşan garip bir kıyafet giymektedir. Başlarında astronotlarınkine benzer plastik bir kask vardır. Buradan gelen bir boru, varlıkların arkalarında taşıdıkları tanka bağlanmaktadır. Daha sonra adamlardan biri yüzünü Henry’e döner. Ampule benzeyen bir kafası ve çekik siyah gözleri olan bu varlıktan korkan Henry kaçarak oradan uzaklaşır.

1927, Sausalito, Marin Country, California: Yazar Ella Young, Madro Oteli’nin dışında otururken, puro şeklinde bir cismin körfezden, gökyüzüne doğru yıldırım gibi fırladığını görür. Obje, bildiği her hangi bir hava aracına benzememektedir. Sarı renkteki bu ince ve uzun obje büyük bir hızla ilerler.

1931: Avustralya ve Yeni Zelanda arası; Francis Chichester, uçuş kursu sırasında, gökyüzünde düzensiz olarak ve süratle hareket eden parlak ışıkları görünce korkuya kapılır. Uçağa yaklaşarak aracın ön tarafına doğru hareket eden bu garip obje daha sonra hızla uzaklaşır. Francis, gümüş inciye benzettiği bu cisimlerden birinin, ışıldak gibi parladığını söylemiştir.

1932-1934, İskandinavya: İskandinavya’nın uzak bölgelerinde görülen esrarengiz hava araçlarıyla ilgili raporlar 1932’lerde gelmeye başlamış ve 1934’de zirveye ulaşmıştır. Esrarengiz radyo sinyalleri de çoğu kez bu gözlemlere eşlik etmektedir. Bu hayalet uçaklar bir süre hareketsiz kaldıktan sonra eski rotalarına geri dönmektedirler.

Cisimlerin Özellikleri

1932 ile 1937 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde tanımlanamayan yüzlerce gri hava aracı gözlemi rapor edilmiştir. Bu karışık raporlardan çıkarılan sonuçlar şunlardır:

Hava cisimlerinin bazıları klasik UFO tipinden değişik olarak, çok geniş, garip bir şekilde tek kanatlı ve çok motorluydu. Bir keresinde 5 kişi, tanımlanamayan 8 motorlu devasa bir hava aracı görmüşlerdi; bu bilinen hiçbir uçağa benzememekteydi.

Cisimler, genelde uçuşa olanak tanımayan kötü hava şartlarında ortaya çıkmaktaydılar.

Araçlar, kötü hava koşullarına rağmen, düşük irtifalarda, hiçbir ses çıkartmadan, daireler çizerek güç harcamadan durabiliyorlardı.

Bu esrarengiz hava araçları, askeri kuruluşların üslerde, demir yollarında ve diğer stratejik bölgelerde alarma geçmelerine rağmen, gizlenmek için hiçbir çaba harcamıyorlar ve aşağılarında bulunan arazileri tarayabilmek için güçlü ışıklar saçıyorlardı.

Alçaktan uçan araçlara genelde daha yüksekte seyreden ve zekice manevralar yapan esrarengiz kırmızı, beyaz ve yeşil ışıklar eşlik ediyordu. Bir keresinde, deniz uçağı tipinde bir cisim, bir botun yanına yaklaşması üzerine klasik UFO manevraları yaptı ve aniden bir duman bulutu içinde gözden kayboldu.

Güneyden Norveç’e, oradan İsveç’e ve daha sonra kuzeyden Finlandiya’ya uzanan bir rota üzerinde haftalar boyunca süren UFO gözlemleri, bu cisimlerin Kuzey Kutup Dairesi içinde bir üslerinin bulunduğunu düşündürmekteydi.

Bu hava cisimlerinin kaynaklarını bulma yolundaki tüm girişimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Aralık 1933’te 4 Numaralı Havacı Birliğe bu esrarengiz uçakların üslerini aramalarını emreden İsveç Hava Kuvvetleri, 2 uçağını kaybetti, buna rağmen hiçbir şey bulamadı. Norveç ve Fin Ordusu tarafından yapılan benzer araştırmalar da aynı şekilde başarısızlıkla sonuçlandı.

II. Dünya Savaşı Sırasında UFO’lar

Japonların Pearl Harbor baskınından 3 ay sonra, ABD Askeri Kuvvetleri, Amerika kıtasına gerçekleştirilebilecek bir hava saldırısını engelleyemeyecek durumdaydı. Pasifik sahilindeki gerginlik artıyordu. 25 Şubat gecesi saat 2:25’te, Los Angeles’ta hava saldırısı sirenleri duyuldu. Şehir karartıldı ve saat 3:16’da uçaksavar topçu birliği (AAA), okyanus yönünden gelen tanımlanamayan bu gök cisimlerini bombalamaya başladı. Araştırma ışıkları da bir yandan onları havada takip ediyordu. Bölgede en az iki tip hava cismi varmış gibi görünüyordu. Görgü tanıkları hızla hareket eden, yüksekten uçan, kırmızı ya da gümüş rengi küçük cisimler gördüklerini, ve bunların saatte yaklaşık 29.000 km’lik bir hızla, AAA’nın top ateşlerini atlattıklarını bildirmekteydiler. Bunların dışında bir de, ilk başta hareketsiz gibi duran büyük bir cisim Culver Şehri üstünde araştırma ışıklarına yakalandı. Cismin gözden kaybolmadan önce, saatte 100 km hızla Santa Monica sahiline sonra da Long Beach’in güneyine doğru uçtuğu görüldü. Anlatıldığına göre, bu büyük araç bir çok kez vurulmuştu. AAA, saat 4:14’e kadar her birinin ağırlığı 6 kg. olan mermilerle bu cisimleri bombalamaya devam etti. Sonuçta cisimlerden hiçbiri yere düşürülemedi.

Hayalet Uçaklar

2. Dünya Savaşı sırasında, hem Avrupa’daki hem de Pasifik’teki savaş alanlarında esrarengiz hava olayları kaydedilmiştir. 2. Dünya Savaşı sonlarına doğru pilotlar, geceleri uçaklarının etrafında garip kızıl topların döndüğünü rapor etmeye başlamışlardı. İlk başta, bunların düzensiz gece ışıkları olduğu düşünülüyordu. Fakat raporlar üzerinde yapılan incelemeler, bu “hayalet uçaklar”ın havada pek çok olağandışı manevralar yaptıklarını ortaya çıkardı. Aşağıdaki olaylar “hayalet uçaklar” a tipik birer örnektir:

1943: Burma’dan Çin’e uçan ABD’li bombardıman pilotları, parlayan birtakım cisimlerden sinyal aldıklarını ve bu cisimlerin uçakların etrafını sardıklarını rapor etmişlerdir. Cisimler uzaklaşana kadar uçaktaki aletlerinin çalışmadığı bildirilmiştir.

1943 Ekim’inde, 348. Bombardıman grubu B-17 uçaklarıyla, Almanya’daki Schweinfurt’u bombalamaya başlamıştı. İşte tam bu sırada 2,5 cm. kalınlığında ve 10 cm. çapındaki küçük, gümüşi disklerin kendilerine doğru uçtuğunu gördüler. Binbaşı Holes, bunlardan birinin, bir uçağın kuyruğuna çarptığını, fakat hiçbir şey olmadığını rapor etti.

22 Aralık 1944: Düşman toprakları üzerinde 10 bin fit yükseklikte uçan müttefik pilotu birden, iki büyük, turuncu topun kendisine doğru yaklaştığını gördü. Onları telsiz operatörü de farketmişti. Bu cisimler düşman uçaklarına ya da bilinen herhangi bir şeye benzemiyorlardı. Cisimler aniden alçalarak uçağı takip etmeye başladılar. Bunun üzerine pilot manevralar yaparak onları atlatmaya karar verdi. Fakat bildiği en iyi manevraları denemesine rağmen onları atlatamadı. Pilot tam pes etmek üzereyken cisimlerin aniden gözden kaybolduklarını gördü.

1947: 1947’deki olayların birçoğu eğitimli gözlemciler tarafından bildirilmiştir. 28 Ağustos 1947’de Meksika’nın kuzeybatısında, 9000 fit yükseklikte uçan ordu savaş pilotu Ralph Johnson ve ordu kıdemli pilotu John Reilly, kuzeybatı yönüne doğru uçan disk şeklinde 3 cisim gördüklerini rapor ettiler. Bu cisimler her ne kadar günbatımının kızıllığını yansıtsalar da aslında gri renkteydiler. Diskler aynı yükseklikte uçuyorlardı. Takip emri alan pilotlar saatte 140 millik bir hızla seyretmelerine rağmen, UFO onları gerilerde bıraktı.

Savaş sırasında bu cisimlerle ilgili pek çok gözlem daha bildirilmiştir, fakat bunların hiçbirinde cisimler herhangi bir saldırıda bulunmamışlardır. Bu da, cisimlerin gelişmiş düşman silahları olduğu tezini çürütmektedir. Savaş sona erdikten sonra, Alman pilotların da benzer cisimler gördükleri ve bunları Müttefiklerin gizli silahları sandıkları öğrenilmiştir.

Hayalet Roket Biçimliler:

10 Haziran 1947-Finlandiya: Bir çok bölgede Alman V-silahlarına benzer cisimler görüldü.

12 Haziran 1947-İsveç: Savunma Bakanlığı, polise, bölge savunma birliklerine ve gümrük memurlarına roketlerle ilgili gözlem raporlarını toplamalarını emretti.

18 Haziran 1947-Norveç: Mjösa Gölü’nde düşen 2 hayalet roket görüldü.

15 Ağustos 1947-Danimarka: Akşam saatlerinde bir dizi roketin Kophenhag üzerinde uçtuğu görüldü.

20 Ağustos 1947-İsviçre: Vöterös’teki Hava Kuvvetleri FI Kanadı, radarda tanımlanamayan ışıklı objeler belirlendiğini bildirdi.

1 Eylül 1947-Yunanistan: İngiliz Ordusu birimleri, Makedonya üzerinde gizemli roketler görüldüğünü bildirdi.

Daha ilginç bir rapor, 7 Temmuz 1947’de Missouri Kansas Şehri’nden geldi. Bu “yakın karşılaşma” kelimesinin ilk kez kullanıldığı olaydı. 24. Karayolu yakınlarında beyzbol oynayan genç bir kız, yerden yaklaşık 60 cm. yükseklikte uçan 150 cm. büyüklüğünde koyu gri renkli bir cisim gördü. Cisim genç kızın etrafında bir çok kez dolaştıktan sonra güneye doğru uçtu, daha sonra geri dönerek dairesel hareketler yaptı ve ardından da gözden kayboldu. Olayı bildiren gazete muhabiri, haberin başlığında “yakın karşılaşma” ifadesini kullanmıştı.

1 Comment

1 Comment

  1. pınar

    03 Mart 2014 at 21:57

    ege denizine karşı bir evim var terasım çok geniş ve zaman zaman orada uyuyorum ve 2 kez farklı zamanlarda denizin içinden bir cismin çıkıp paralel şekilde bir rota izleyerek yükseldiğini ve sonra hiçbir uçağın yükselemeyeceği kadar yükselip gökyüzünde gözden kaybolduğunu gördüm fırsatınız varsa araştırılmasını tavsiye ederim….

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Popüler

Quis autem vel eum iure reprehenderit qui in ea voluptate velit esse quam nihil molestiae consequatur, vel illum qui dolorem?

Temporibus autem quibusdam et aut officiis debitis aut rerum necessitatibus saepe eveniet.

SiriusUFO | © 2017

To Top